1 Ekim 2013 Salı
VEDASIZ
Sihirli bir el kaldırsın,
çocukluğunun üzerine yığılan taşları,
köşe başlarındaki ışıkların melodisi ıslık,
duvarlarda yankılanırken saklar mı korkunu.
Neyin bedelidir masumiyet, neyin karşılığıdır günah,
bilmediğinden sual olur mu hiç?
Varsın gülmesin midir?
kararsızlığa kararlı bir kader.
Yağmur gizler mi göz yaşını,
belkilerle kuytusuna yerleştirdiğin hüznü,
hangi gerçek avutur...
Önce rüyaların saklanır sonra hafızan,
bi an bi an dersin içinde binlerce an barından,
öyledir ki seninle iken bilinmez,
büyük bir derstir o sadece, o yoklukta anlaşılan.
Gök mavide uçuşan kuşların çığlıkları
ne yollar kaldı, ne sıra sıra ağaçlar gölgesinde uyuklamış tembelliğin,
örttün koskoca bir hayatı gözlerine,
önce sesin gitti sonra sen
ne sen isterdin vedasız gitmeyi, ne gönül razı olurdu.
Tırnaklarımın arasına doldu acı,
çığlık boğuldu kaldı içimde...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder