28 Ağustos 2015 Cuma

GÜÇLÜ OLMAK


          Güçlü olmak kişiden kişiye değişen bir algı, kimine göre sağlam bir karakter, kimine göre başarı, kimine göre kariyer, kimine göre para, kimine göre ün ya da  F hiç biri değil ? Bence F, çünkü  güçlü olmak için esas alınan hiç bir olgunun, yaşamanın temel hedefi olduğunu düşündüğüm iç huzuru vermediğini biliyorum.
Hayatını güçlü olmak konumlandırmış kişilerin bir süre sonra yönetme ve yönlendirme duyguları kendilerinin önüne geçiyor. Bu durumda sağlıklı ilişkiler kurmak, devam ettirmek zor. İletişimin azalması duygusal alışverişin bitmesi demek. Git gide güçlendiğini düşünen ama ruhsal anlamda fakirleşen biri olarak terazinin dengesini bozmuş olduğundan tatmin olma duygusunu da kaybediyor. Dışarıdan mutsuz olması için hiç bir sorun görünmeyen insanların sessiz çığlıkları, bir süre sonra asabiyet ve memnuniyetsizlik olarak buluyor kendini. Şaşmaz bir dengeler doğasında yaşadığımızı unutmazsak aslında işler çok kolay
.
         Ben insanların doğuştan özel yeteneklerle doğduğuna inanırım, hatta doğada var olan her şeyin kendine özgü yeteneklerinin bulunduğuna. Bu nedenle var olan her şeyin dengede bir yeri olduğunu ve olduğu haliyle bütünlüğü sağladığına olan inancım da kuvvetlenir. Ve dolayısıyla hikaye kendini keşfetmeye döner.
       
         Kendini keşfetmek uzun, meşakkatli gibi görünse de keyif aldığın ve iyi yaptığın şeyler olarak, aslında kendi düşüncelerini okuyabilmenin de verdiği rahatlıkla kolay bir yoldur. Adeta yapı olarak buna yönlendirildiğimizi bile düşünürüm zaman zaman. Çok uzun süre kendini gizleyemez kimse, içindeki öz bir şekilde hortlar. Hortlar ama zaten asıl keşif o özü anlamak, anlaşılmamış bir öz kalıbını bulamamış su gibi yayılır gider.
         
         Okul çağına gelene kadar öz kendi kalıbının içindedir. Çocukluk saf, masum ve içinden geldiği gibi davranabilme özgürlüğü özün en yalın halidir. Sonrasındaki çevresel şekillenme, yönlendirilme ve kabullenilir olmanın getirdiği dayatmalar suyun kalıbından çıkarak yayılmasına neden olur. Bu demek değildir ki eğitilmek özü yok eder. Eğitilmek eğilme yönlü olduğunda yeteneğin doğrultusunda geliştirme anlamındadır. Yani özünde sahip olarak geldiklerini geliştirerek büyütmek. Mantıkla ve egoyla şekillendirilmeyen bir benliğin nasılda yaşamında güçlü olduğunun bilincini, ruhunda devam ettirmek.
 
        Evrensel kaynağını içinde bireyler olarak hayatının her alanında özgür olabilmek, kendine uydurduğun benliklerin ötesinde sen olabilmek.

       

     

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder