28 Ağustos 2015 Cuma

MUTLULUK




          Mutlululuk, yaşamın sihirli kelimesi... Hemen hemen herkesin en önemli yaşamsal hedefi. Bulmak için ararken kaçırılan bir şey belki de kim bilir? Ya da herkese göre değişkenlik gösteren bir ruh hali.Hayattaki hedeflerinin gerçekleşmesi halinde kendine sunduğun bir ödül gibi çoğu zaman, ama gerçekte öyle mi?

         Bence değil çünkü hayatta her seçim doğru sonuçlar vermeyebilir, ya da her istediğin şey senin için en iyi olduğunu bile düşünsen de öyle olmayabilir. Hatta mükemmel olmaya çabalayıp başarsan bile bu mutluluk için yeterli olmayabilir. Hayatında yaptığın seçimler, tercihler, ilişkilerin, kendine olan güveni arttıran başarın bile bir kriter sayılmaz.
         Neden mi? Çünkü doğa sadece bir bütün olduğunda mükemmeldir. Tek tek olduğunda kullanışsız ve hasarlıdır. Kendini bütünün bir parçası olarak görebildiğinde egon susar. Ve sen mükemmel olmaya çalışmadığın, hiç bir şey için yaşamadığın ama her şeyi yaşamak için yaptığın o uyumlu huzuru yakaladığında sadece var olur ve yaşarsın. Arkası yarın bir film gibi yaşadıklarından keyif alıp sonrası için heyecan duyarsın. Hayatta olmazsa olmazların olmaz, sana kendini iyi hissettirdiği için yaptıkların olur. Öyle kimseyle derdin tasan kalmaz uğraşmazsın, değiştirmezsin, varsayımda bulunmazsın, sorgularsın ama irdelemezsin.
       Bir bak hayatına şöyle tarafsız; tercih ettiklerinin, istediklerinin, yaptıklarının ne kadarını sana kendini iyi hissettirdiği için yaptın? Ne kadarından keyif aldın. Yoksa sende beyni ruhunu ele geçirmiş kölelerden misin ? Hedeflerin, ideallerin, kriterlerin, şekillerin içine hapsolmuş bir kalp ne kadar mutlu olabilir ki? Ama sende haklısın, dünya düzeni böyle ya oyunun içinde kendine en afillisinden yer edineceksin ya da kendi dünyanı kuracaksın. Sence mutluluk hangisinde?
       Bence sende biliyorsun cevabı. Kendini tanımak, sevmek ve kabullenmekle başlıyor yol ve anlamakla devam ediyor. Ve sen tüm şansları hak ettiğini biliyorsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder