20 Eylül 2015 Pazar
IŞIĞINDA KAYBOLANLAR
O gece kendi ışığını aramaya çıkacaktı. Belirlediği haritada yapılması gerekenlerin durak noktaları belliydi.Her yerin ve her rengin farklı anlamı vardı. Gücüyle zaaflarının savaşı acımasızdı. Her zaman galip gelen gücü bu sefer onu en zayıf yerinden yakalamıştı. Hissettiğini anlamakta zorlanıyor, korkuyla karışık bir pişmanlık yaşıyordu. Kendisiyle vedalaşma zamanı gelmişti.
Uzun bir süre yürüdü Yıldız; ıssız, ağaçlı, göl kenarı bir yere geldi. Dizlerinin üzerine oturdu ve gözlerini karanlıktaki ışığa dikerek '' geldim işte '' dedi. ''Gel '' dedi bir ses, Yıldız yavaşça girdi suya, gözden kaybolana kadar yürüdü. Aslında bitti sanıldığı yerde başladı hikayesi.
Ertesi gün tüm gazeteler akıl hastahanesinden kaçan Yıldız'ın intihar ettiğini yazıyordu. Kimsesi yoktu Yıldız'ın; anne, baba ve erkek kardeşini trafik kazasında kaybetmişti. Akrabası olmadığı ya da sahip çıkan olmadığı için yetimhanede büyümüştü. Büyüdükçe tuhaflaşmıştı. Geceleri yatakhanede kalkıp duvarlarla konuşuyor, garip bir dilde dualar okuyordu. Bu durumdan korkan arkadaşları müdüre şikayet etmiş, onun akıl hastahanesine yatırılması gerektiğine inanmışlardı. Onu deli yapan şey diğerlerinden farklı olmasıydı. Zamanın farklı bir boyutlarında gidip geldiğini, bu boyutta ailesinin yok olduğunu ama diğer tarafta yaşamaya devam ettiklerini söylüyordu. Doktoru Alp genç ve yetenekli birisiydi. İşini hem iyi yapıyor hem de hastalarıyla ilişkileri sevgi doluydu. Yıldız en sevdiği hastalardan biriydi. Yıldız'la olan konuşmaları onun ilgisini çekiyordu. Yıldız diğer hastalardan farklıydı. Ara sıra başka boyutlara yolculuk yaptığını, hatta bir boyutta ailesini bulduğunu söylemesi ve garip ayinler yapması dışında gayet normal biriydi. Doktor Alp bazen onun anlattıklarından keyif bile alıyordu.
Bir gün seanslarında Yıldız, Ona boyutlar arası geçişleri herkesin yapabileceğini anlatmıştı. Doktor Alp meraklanıp bunun nasıl olduğunu sormuştu. Yıldız;büyük acı yaşamış ve duygusal derinliği olan insanların hayatı anlamak üzerine daha fazla kafa yorup, araştırıp içindeki en derin noktadan bir geçiş olduğunu ve buradan istedikleri zaman geçebildiklerini söylüyordu. Geçebilenler ise önceki hayatlarına, bu boyutta hayatta olmayanların yanına gidebiliyor diye anlatmıştı. Hatta bu boyuttaki hayatımızı bir önceki boyutta seçebildiğimizi söylediğinde; Alp ona peki sence şimdiki hayatımı ben mi seçtim diye sordu? Elbette bir önceki hayatının kayıplarının telafisi bu hayatın,;iyi kullan adalet terazin, doğru anlamak ve değerlendirmek sınavın dedi Yıldız. Nasıl yani? Bir önceki hayatımın faturası mı şimdi bu hayatım. Önceki hayatındaki vurdumduymaz tavırların seni içinden uzaklaştırdı , pişmanlığın kayıplarının üstüne geçtiği için anlamak sınavın bu boyutta ve doğru değerlendirme ödülün olacak. Neden önceki hayatımın telafisi bu hayatımda olsun ki? Sağlamasını yanlışla değil doğrusuyla yapabilirsin de ondan, yanlışın içindeyken doğruyu doğrunun içindeyken yanlışı göremezsin çünkü. Yanlışın içindeyken doğruyu anlamamayı anlarım da doğrunun içindeyken yanlış daha çok belirginleşmez mi? Doğru olmanın kibrine kapılmadıysa eğer dedi Yıldız. Alp; Yıldız'ın anlattığı her şeyin peşine düştü ölümünden sonra ve giden ruhlarla bağlantı kurduğunu söyleyen birini buldu. O kişi Yıldızla konuştuğunu ve Yıldız'ın hastanedeki odasına bir not bıraktığını söyledi. Alp odasının her yerini aradı notu bulamamıştı, gülümseyerek oturdu koltuğuna, arkasına yaslanarak aklının karışmasına şaşırdı. Sonra masanın altındaki kağıdı fark etti.Not kağıdında '' Yine karşılaşacağız belki başka bir boyutta, sakın üzülme ölmedim sadece başka bir şeye dönüştüm. Hoşçakal Yıldız''...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder