4 Eylül 2015 Cuma
VİCDAN
Bildik bileli dünya toprakları üzerinde kan dökülüyor. Siyah beyaz, gece gündüz, iyi kötü, vicdanlı vicdansız, duyarlı duyarsız, aptal zeki... Bir sürü insan var oldu ve gitti. Yenileri geliyor ve hala birileri gidiyor. Çok şey gelişti ilk insandan bu yana kat kat binalar, uçaklar, telefonlar, bilgisayarlar yeni çağ uzay çağı.
Ama hala insanoğlu ruhsal gelişimini tamamlamadı. Hala kötünün kötülük getirdiğini ve insana fayda sağlayamadığını anlayamadı demek çok masumca olur. Anlamak istemedi çünkü kötülük de iyilik kadar gerçekti. Asıl sorun kötülerin hinliği ve vicdansızlığıyla sağladığı dünyevi rahatlığa kananların çok olması. Asıl sorun menfaatin hep kendinden yana çalışması, adaletsizlik. Kendine hak gördüklerinin hep başkalarından fazla olması. Birileri birilerini ezmeden, birbirlerinin üzerine çıkmadan yükselemeyeceğini sanıyor. Belki bu şekilde istedikleri doğrultusunda yükseliyor. Daha çok para, güç, iktidar buluyor, kötücül arzuları karşısında iyiliğini alt edebiliyor. Ya da öyle öğretildiği ve hiç sevgi görmediği için canavar olma hakkının olduğuna inanıyor. Bilemiyorum ne yazık ki hala kötüye aklım ermiyor. Ama bildiğim bir şey var vicdan terazinin kefelerindeki ağırlık değil dengeyi gösteren ibresidir. Kullansa da kullanmasa da vicdan herkes de var. Var diyorum çünkü vicdanını kullanamayan insan kötülük yapar. Kötülük yapan kötülük yaptıkça mutsuzlaşır, o yok saysa bile ibre onu aşağı çeker. Kimileri onu yok sayarak, kimileri bastırarak, kimileri kendinden yana kullanmayı tercih edebiliyor olabilir. Bu demek değil ki yok oldu. Bir kötü asla birilerine güvenemez çünkü kimsenin onu gerçekten sevmediğini bilir. Yaptığı yanlışlar mutlaka can yakmıştır, bu yüzden her anı korku içindedir. Tüm duyularını kapatmış olsa dahi bilmediği bir nedenle, arzularına sahip olsa bile kendine acır. Etrafında el pençe duranların kendinden menfaatlendikleri için yanında olduklarını bilir. Bir gün gücünün bittiğinde yanında kimsenin olmayacağını da. Yaptıkları kötülükler hayatından keyif almasını engeller, her şeye sahip olsa bile kara bulut tepesinde gezinir. Velhasıl ne yaparsa yapsın esaretdedir. Asla özgür hissedip, iyi olmanın manevi gücünü içlerinde hissedemezler. Asıl mesele kim kötü olacak kadar aptal olabilir ki? Yüzyıllardır sürdüğüne göre sayıları oldukça çok ama iyilerin çeyreği kadar bile değil. Asıl meselese iyilik ne kadar senin yüreğinde. Ne kadar özgürsün. Ne kadar rahat yastığın.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder