Bu şarkıyı dinlerken ' nerede yaşamalısın?' isimli bir test çözdüm. Testin sonucu dünya üzerinde herhangi bir ülkeydi. Sonra düşündüm gerçekten de nerede yaşamak isterim diye? Benim cevaplarım arasında mevsimi böyle olsun, doğası şöyle olsun, yemekleri böyle olsunlar yoktu. Asıl soru yaşanılası bir yer nasıl olmalıydı? Bu sorunun cevabına geldiğimde benim sonucum dünya üzerinde herhangi bir yer çıkmadı.
Globalleşme ya da küreselleşme dediğimiz iş birliğinin dünya üzerinde yarattığı etkilerden kaçımız hoşnuduz o ayrı, ama bu durumun ortaya çıkardığı bölgeselleşme, kutuplaşma insanların bir arada yaşamasını gitgide zorlaştırıyor. Dünyada zengin ve yoksul arasındaki uçurum hızla büyüyor, bu durum karşısında bir çözüm olarak sunulan demokratikleşme sürecinde insan haklarının, sivil ve siyasi özgürlüklerinin önem kazanması gerekirken yüz yüze geldiğimiz durumlar içler acısı. Evet dünya değişiyor, daha güzel bir yer haline mi geliyor yoksa yaşanılması güç, katlanılması bir o kadar da zor bir yer mi oluyor? Bir yanda kayıp çocukların akıbeti, bir yanda açlık, yoksulluk ve sefaletin sebep olduğu suç potansiyelinin sokaklarda yarattığı güvensiz ortam; kimliksiz, kültürel çatışma yaşayan, değer yargılarını somut göstergelerle sınırlandırarak yabancılaşan bir genç kuşak, çevre kirliliği, global ısınma ve soğuma, erozyon ve çölleşme, şiddet, madde bağımlılığı, terör, eğitim sorunları, tedavisi olmayan hastalıklar, silahlanma, savaş, kadın hakları....Bunca dünya sorunu karşısında ' oh benim keyfim yerinde, sırtım pek, hayatım güzel, istediğim her şeye sahibim diye' ayaklarını uzatıp tüm bu olup bitenlere seyirci kalanlar.
Unutmayın!
Değişim bireyde başlıyor ve topluma yayılıyor. Daha insancıl, sağduyulu, inançlı, içsel değerleri yüksek, şeffaf, dayanışmanın ve birliğin öneminin farkında, farklılıklarımızdan çok ortak noktalarımızın bilincinde yaşamak için önce kendimizden başlamalıyız.
Unutmayın, mutlu olmayan bir toplumda bireysel mutluluk da olamaz.
Unutmayın!
Değişim bireyde başlıyor ve topluma yayılıyor. Daha insancıl, sağduyulu, inançlı, içsel değerleri yüksek, şeffaf, dayanışmanın ve birliğin öneminin farkında, farklılıklarımızdan çok ortak noktalarımızın bilincinde yaşamak için önce kendimizden başlamalıyız.
Unutmayın, mutlu olmayan bir toplumda bireysel mutluluk da olamaz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder