31 Ağustos 2013 Cumartesi

MUHTEREM

  
         Uyku tutmayan gecelerden birinde camdan dışarıyı seyrederken görmüş onu ilk.Sokağın bir başından bir başına elinde telefonla hararetli bir konuşma yapıyormuş genç adam, önemli ya da kötü bir şeylerin telaşlı konuşması gibi gelmiş başta, telefonu kapatıp kaldırıma oturup ağlamaya başlayınca bunun sancılı bir ayrılık olduğunu söylemiş içi, içi burkulmuş biraz, yüreğinin çok derinlerindeki bir yara izine dokunulmuş gibi hissetmiş baş edememiş.Su içmeye gittiğinde mutfağa,  döndüğünde adamı aynı yerde görememiş.
Zaten  bir türlü gelemeyen uykuyla artık anlaşması mümkün değilmiş, kağıt kalem almış on bir sayfalık  bir şiir yazmış ayrılık üzerine. Ertesi akşam gayri ihtiyari yine bakarken camdan genç adam aynı yerde sırtını duvara yaslamış sigara içiyormuş, bu kez bir önceki akşamdan daha perişan, daha zavallı, acınası bir haldeymiş, bir berduş gibi görünüyormuş uzaktan, geceden yıldızlar kaybolmuş sokak lambasının ışığında hafifte bulutlar sarmış gibiyken etrafını sanki şarkı söylüyormuş gibi bir ses duymuş pencereyi açmış, ses birden yok olmuş, emin olamamış kendinden ve içerideki radyoya bakmaya gittiğinde adam da artık yerinde değilmiş, yine uyku girmemiş gözlerine bu sefer bir şarkı yapmış sevda ve acı üstüne.Garip bir duyguyla sabah olsun sonrada akşam derken yine o genç adamla gönül buluşmasını hayal etmiş pencere pervazında.Saatler geçmiş zaman kum misali akmış, genç adam ortalarda yokmuş, sevgilisini bekler gibi beklemiş bütün gece nasıl olduğunu anlamadan dalıvermiş uykuya. Ertesi gece bir korku girmiş içine meraklanmaya, endişe duymaya başlamış, bu sefer hiç ayrılmadan beklemiş pencerede sabaha karşı bir arabadan inmiş genç adam çok tanıdık gelmiş araba ama plakasını görememiş karanlıkta, başını kaldırmış genç adam pencereye bakmadan indirmiş tekrar beklediğini biliyorum dercesine, çocuksu bir sevinç kaplamış içini ,bu gün çok daha iyi görünen ve gelen bu adama bir bağlılık hissetmiş, ve bir daha gelmezse diye oturup bir veda mektubu yazmış pencerenin geniş kenarında, karanlığın en derin noktasına dalıp gitmiş muhterem hanım bir sürü tanıdık yüz belirmiş genç adamın etrafında kardeşi, en yakın arkadaşı,bir kaç polis falan son rüyasına böyle gitmiş.Kapı kırılmış içeri girilmiş, eşi öldükten sonra kendini evine kilitleyen bu yaşlı aşığı intihar etmekten yalvaran yakaran oğlu da kurtaramamış.    
      

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder