24 Ağustos 2013 Cumartesi

SENDE KALDIM

                         
 
                 Belki zamansızlığı çekiciliği bunu o zaman bilmeme imkan yoktu, samimiyetsiz bir kalabalığın içinde sahte gülücükler dağıtanlar, herkes önemli edasıyla salınırken ortalarda, bir sen orada değildin bir de ben. Sanki onca insanın arasında bir sen bir ben almıştık hüzünden nasibimizi, yükselen seslerden duyamıyorduk sessizliğimizi . Nihayetinde son bulan gürültü sadece bizim duyabildiğimiz bir sese bırakmıştı yerini. Bir süre çözmeye çalıştım, içimdeki benle çok daha öncelerden gelen tanışıklığını. Sanki aramızda kimselerin bilmediği bir sır vardı ,sende buna gönüllü ortak oluyormuşsun gibi. Anlayamamıştım herkes yabancı bir sen yakın, en yakın. Bu yakınlık önce ruhumu okşamış sonra korkutmuştu . Vazgeçtim düşünmekten neden vazgeçtiğimi bilmeden. Uzaktın aslında en uzak.

                Gittin...
                Nereye olduğunu bilmediğim ama içten içe gitmeni istemediğim bir yere, geçerli sebeplerim olmuştu dalıp gitmek için uzak bir boşluğa. Kaçtıkça tam ortasına düştüğüm duyguları anlamlandıracak mıydın ? Bir adı olacak mıydı? Ya da bir sebebi, bir bağ...
                 Sonra sesini duydum gittiğin yerden gitmedim ben sende kaldım diyordun. Ben sende kaldım...
                 Gel al dedim sadece, camdaki buhara yazılmış gibi, o yazılanlardan ardı görünür gibi. Hem kırıp camları geçmek istedim hem yaralanırım, yaralarım diye durdum kaldım.
                 Geldin....
                 Ben yüreğinde sevdim kendimi tut elimi gönlüne borcun kalmasın, yaşanmamışlığın yakana yapışmasın diyordun. Bizden güçlü bize yazılan ne sen ne ben engel olabiliriz diyordun. Gel diyordun gel...
                                   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder